10 02 2015

KİTABIMI ELİME ALDIM...:) TEŞEKKÜRLER GECE KİTAPLIĞI

Bir yazarın en mutlu olduğu an sanırım ilk kitabının basılmış halini eline aldığı andır.  ben de bu gün bu güzel ve özel duyguyu  yaşadım çok şükür. Uzunca bir süre yayınevleri ile yapılan görüşmeler bazen bezginlik bazen umutsuzluk verse de sabırla şartların olgunlaşmasını bekledim. Gayret kuldan muvaffakiyet Allah'tandır.    Kitabım kitap yurdu, D&R, idefix ve tüm kitapçılarda... Okuyucusuna keyifli okumalar diliyorum...   Muhabbetle, Hanife MERT  ... Devamı

08 02 2015

DÜŞ BATIMI İSİMLİ KİTABIM ÇIKTI... D&R, KİTAP YURDU VE TÜM KİTA

  Sevgi emektir, umuttur, sabırdır. Hiç yılmadan yorulmadan bıkmadan sürdürülen bir mücadeledir. İnsan ancak sevdiğinin nazına kahrına tahammül gösterir. İşte, Kasım 2012 yılında "Anasız Oğlak" ismi ile yazmaya başladığım,daha sonra "Düş Batımı" olarak değiştirdiğim romanım benim için bir emeğin, umudun, sabrın ve uzun bir mücadelenin ürünüdür. Yazma süreci sıkıntısız geçti. Ancak yayınlatma süreci iyiden iyiye yıprattı. Kitabını yayınlatan arkadaşlarım bu süreci iyi bilir. Kitap yayınlatmadan önce iyi bir araştırma yapmak ve bu konuda uzmanlaşmış kimselerden yardım alınması gerektiğini düşünüyorum.  Kimi zaman umutsuzluğa düştüğüm, kimi zaman vazgeçme isteği ile karşı karşıya geldiğim kitabım sonunda basıldı. Bir iki güne kadar okuyucularıyla buluşacaktır. Kitabımın türü otobiyografik roman...Kendi hayat hikayemden kesitler halinde kaleme aldığım “Düş Batımı” isimli bu ilk romanımda ataerkil bir yapıya sahip olan Türk toplumunun temel taşı olan aile ve aile içi sorunların yoğun yaşandığı, boşanmaların hızla arttığı günümüzde, yıkılan yuvaların eşler, çocuklar ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerini, çocukların psikolojisi üzerinde ki etkisini ve dolayısıyla bu sorunların toplum hayatına olan olumsuz etkilerine roman havası içerisinde, roman kahramanları aracılığı ile mesajlar vermeye çalıştım… Ekonomik gücünü kazanamamış, sosyal güvencesi olmayan, küçük yaşta evlendirilen kadınların durumlarına kent ve kırsal kesim ayırımı yapmadan “ kadın” ve “aile” gözü ile bakarak onların sesiz çığlıklarına bir nebze ses olabilmeyi düşledim. Bu sorunların çocuk ve gençler üzerindeki olumsuz... Devamı

26 01 2014

Veda Hutbesi'nin Evrensel Mesajı...

Peygamberimizin ölmeden önce yaptığı son haccında, Müslümanlara yaptığı son konuşmaya veda hutbesi denir. Peygamberimiz yirmi yıldan fazla bir süredir sürdürdüğü İslam'ı yayma mücadelesinde önemli bir başarı elde etmiş Arabistan yarımadasının her tarafına İslam'ı yaymıştı. Yüce Allah dinini tamamlamış, insanlara iletmekistediği ayetler tamamlanmıştı. Peygamberimiz görevinin bittiğini, yakında Yüce Sevgili'ye kavuşacağını umuyordu. Bu nedenle İslam'ın evrensel değerlerini özetleyen bir hutbe verdi. Peygamberimiz bu hutbede Allah'ın birliğine vurgda bulunarak, tekrar putperestliğe ve onun batıl uygulamalarına dönmemeleri konusunda uyardı. Herkesin Rabbinin huzuruna kavuşacağını ve yaptıklarndan dolayı hesap vereceğini bir kez daha hatırlattı. İslam'ın en önemli özelliklerinden biri hak ve adalet konusudur. Bu nedenle Peygamberimiz insanların birbiri üzerindeki haklarını hatırlattı. Bu haklar konusunda dikkatli olmalarını istedi. Cahiliye döneminin en büyük kötülüklerinden biri, kadınları değersiz görmeleri, kız çocuklarnı diri diri gömmeleriydi. Peygamberimiz kadınların haklarına bir kez daha dikkat çekti ve onları gözetmelerini istedi. İslam'dan önceki dönemin bir başka kötülüğü, soy üstünlüğünü iddia etmeleri bu nedenle birbiriyle sürekli savaşmalarıydı. Peygamberimiz bütün insanların Adem'den geldiğini hatırlattı ve üstünlüğün ırk ve soyla değil, yapılan güzel iş ve davranışlarla olduğunu vurguladı. Peygamberimiz, iki emanet bıraktığını bunlara sımsıkı sarıldıkları sürece hiçbir zaman yollarını şaşırmayacaklarını, bu iki emanetin Kur'an ve kendisinin uygulamaları olduğunu bildirdi ve en son şöyle dedi: İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar. Ne... Devamı

30 01 2013

Neden Böyle Olduk?..

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden, kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi. Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da... ...Kaynak : postmodern55.blogcu.com Devamı

30 01 2013

Neden Böyle Olduk?..

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden, kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi. Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da... ...Kaynak : postmodern55.blogcu.com Devamı

26 11 2012

Bir Çocuk İçin Zaman Sevgi Demektir

Bir Çocuk İçin Zaman Sevgi Demektir |  görsel 1

      Genç bir adam ceza evini boylamak üzereymiş. Yargıç onu çocukluğundan beri tanıyormuş ve ünlü bir yazar olan babasıyla da tanışıyormuş. Sulh yargıcı, -“Babanı hatırlıyor musun?” diye sormuş. Bu soruya -“Onu oldukça iyi hatırlıyorum” şeklinde cevap vermiş. Suçlunun vicdanını yoklamaya çalışan yargıç şöyle demiş: -“Mahkum edilmek üzereyken ve şu anda mükemmel bir insan olan babanı düşünürken, onun hakkında net olarak ne hatırladığını anlatır mısın?“ Bir sessizlik olmuş. Daha sonra yargıç beklenmeyen bir cevap almış; -“Öğüt almak için yanına gittiğimde, yazdığı kitaptan başını kaldırarak bana baktığını ve “Çek git başımdan; çok meşgulüm !” dediğini hatırlıyorum. Ona arkadaşlık etmek için yaklaştığımda bana dönerek “Çek git başımda oğul; bu kitabı bitirmeliyim !” derdi. Sayın yargıcım siz onu büyük bir yazar olarak hatırlarsınız fakat ben onu kaybedilmiş bir arkadaş olarak hatırlıyorum” Yargıç kendi kendine söylenmiş; -“Yazık ! Kitabı bitirdi ama oğlunu kaybetti ! ” Siz ister çocuğunuza çok zaman ayırmak arzusunda olun, ister olmayın, çocuk her şeyin farkındadır. Ne onu oyuncağa boğmak, ne bol öpücükle karşılamak, ne eğitim konusunda ona üstün olanaklar hazırlamak, ne de sosyal açıdan her türlü avantajı sağlamak onunla birlikte sevgi ile bütünleşerek geçirilen zamanın yerini doldurabilir. Çocuk onunla geçireceğiniz zamana bakarak, onu sevip sevmediğinizi bilecektir. Bu nedenle anne-babalar, çocuklarına olan sevgilerini onlara zamanlarını vermekle göstermelidirler. ... Devamı

16 08 2012

Güven Sevgiden Önce Gelir..

Güven Sevgiden Önce Gelir.. |  görsel 1

  Başkalarına karşı beslediğimiz güvenin en büyük kısmını doğuran, kendimize olan güvenimizdir.. La Rochefoucauld İnsan hayatını  etkileyen önemli  faktörlerden biridir güven duygusu.. Gerek kendimiz, geleceğimiz, insanlarla olan ilişkilerimiz ve gerekse  toplumumuz ve insanlık adına yapacaklarımızın teminatıdır . İnsanı başarıya götüren yoldur .. Güven duygusu özünde cesaret , saygı, sevgi, kendini değerli hissetme gibi olumlu , güvensizlik ise; korku, endişe ve çekinme  gibi olumsuz duyguları barındırır. Kendine  güveni kazanabilmek için, öncelikle kendimizle ilgili artı eksi yeteneklerimizi gerçekçi bir şekilde teşhis etmeli, olumlu yönlerimizi besleyerek desteklemeli ve özgüven arttırıcı tutum ve davranışları sergilemeliyiz. Aksi halde güvensizlik kişinin kendine olan saygınlığının kaybolmasına, kendini değersiz biri olarak görmesine ve toplumdan kendini soyutlamasına neden olduğu gibi, kişinin hata yapma riskini de arttırır. Kendine güvenini kazanan, iç dünyası ile barış yapmış kimse artık bir çok şeyi aşmış demektir. Öncelikle kendine güvenen kimse karşı tarafa da güven telkin eder. Tabiri caizse ayakları yere sağlam basar. Kendinden emin hareket eder, yalandan, riyadan, uzaktır. Emanete hıyanet etmez, verdiği sözü her halükarda yerine getirir. İnsanlarla ilişkilerinde dürüstlük, doğruluk ve saygı ön plandadır. Dostluğa, arkadaşlığa önem verir. Kendine  güvenen insanların bu kadar güzel özelliklere sahip olmaları çok normal. Çünkü böyle insanların saklayabilecekleri bir “BEN”i yoktur..Dolayısıyla,bu kişiler hiç kuşkusuz  herkes tarafından sevilen aranan insanlardır.. “G&uu... Devamı